Türk medyasının vazgeç(e)mediği bir özelliği var: Özel Hayatı Hiçe Saymak… Kişilerin özel hayatına aldırış edilmeden, ne bulunursa internete,televizyona,gazeteye konuluyor. Büyük bir ayıptır bu. Biraz empati kuralım, siz ünlüsünüz. Sizin tatiliniz,iş hayatınız vs. sürekli gözlem altında.Sürekli bir eksiklik aranıyor. İşin daha da ilerisi, medyada iftiraya maruz kalıyorsunuz.
Bilmem ünlü oyuncu şöyle yakalandı,böyle yakalandı.Sevgilisiyle şuradaydı. Sanatçı ve ya oyuncunun izni olduktan sonra normal bir şey. Ama çoğunun böyle birşey isteyeceğini sanmıyorum.Böyle bir durumda insanın aklında şöyle bir soru oluşuyor : Acaba şuraya gitsem,medya ne der? Şöyle yapsam,hakkımda ne düşünürler?
Ama görünen o ki, çoğu ünlü gocunmuyor bundan. Belki de çaktırmıyorlar.
İşe hep, maruz kalan açısından baktık.Biraz da medya açısından bakalım. Medya grubu bu görüntüleri çekerken neler hissediyor acaba.
Şüphesiz ki, daha çok takipçi toplamak.Gerek internet ortamında,gerek gazete ve televizyonlarda daha fazla kişi tarafından takip edilmek,dolaylı olarak cebe daha fazla para indirmek!
Her ne sebepten olursa olsun,bir çözümü olmalıdır bunun.Anayasada yer alıyor gerçi, uygulandığını söyleyemem…
Cevher çok güzel bir noktaya atıfta bulunmuşsun.Sözlerinin tamamına katılıyorum.
Bu çok önemli birşey aslında…Gel gör ki,umursayan yok!